
Yazan: Duşan Kovaçevic
Çeviren: Başar Sabuncu – Bilge Emin
Yöneten: Işıl Kasapoğlu
Dekor Tasarımı: Nurettin Özkönü
Giysi Tasarımı: Gülümser Erigür
Işık Tasarımı: Önder Arık
Müzik: Cenap Oğuz
Yönetmen Yrd.: Gülen Çehreli
Asistan: Tuğçe Şartekin Karasu
Oyuncular:
Bülent Emin Yarar
Yetkin Dikinciler
Gülen Çehreli
Cenap Oğuz
Sahne Amiri: Reşit Arslan
Kondüvit: Emre Akgül
Işık Kumanda: Serdar Yaman
Dekor Sorumlusu: Taner Tan Serdar Erman
Devlet Tiyatrolarında, Oyunun genel tanımı:Dünyaca ünlü Sırp yazar Duşan Kovaçevic, Yugoslavya’ daki büyük dönüşümden önceki ve sonraki toplumsal-politik yaşamı, bir entelektüelin yaşam öyküsü içinde, kara-komedi türünde ve ironik bir üslupla anlatıyor. 40 yaşlarında bir edebiyat adamı, bir sekreter ve bir gizli polisin sürprizlerle dolu soluk soluğa izlenecek hikâyesi.
Oyun hakkında:Yetkin Dikiciler ve Bülent Emin Yarar’ın mükemmel performansları bu oyun için oldukça olumlu olmuş. Oyun 01:47:00 dakika sürüyor en azından benim ses kayıt cihazımda öyle gözüküyor. Bir insanın algılarını zorlayacak kadar uzun olduğunu söyleyebilirim. Bu kadar uzun oyunu niye tek perde olarak oynuyorlar bir türlü anlayamıyorum ( izleyicilerin dikkatini bozmak istemiyorlar ama daha fazla dikkat kaybı yaşanıyor) neyse ki oyun şahaneydi de bu olumsuzlukların hepsini bir çırpıda sildi. Yetkin Dikiciler oyun sırasında seyirci ile sürekli iletişime giriyor hatta öndeki seyircilerden birine su bile püskürttü

yanlışlıkla da olsa oyun esnasında bir süre kendini tutamadı gülüp durdu.
Oyundan bir bölüm; Adım Teodor krayf (Yetkin Dikinciler) annem teya derdi, dostlarımda.
Dostlarım varken.!
Adım size pek tanıdık gelmemiştir herhalde. Ben bir edebiyat adamıyım, sanırım öyleyim.!
40 yaşındayım!
Bugüne kadar 2 kitabım yanındandı. 1 şiir kitabıyla, 1 öykü kitabı. Oysa 20 roman yazmışçasına yorgunum. Övünülesi bir verimsizlik. Yazmadığım kitaplarım nerde peki? Anlatacaklarım size inanılmaz gibi gelebilir. Oysa bütünüyle gerçek. Ha sorumun yanıtıysa, yine bir soru. Hem de tatsız bir soru. Olup biteni olduğu gibi bir solukta yazı makinesiyle yazıyorum. O adamla yüz yüze gelmek geçmiş yaşamımı bütünüyle değiştirdi. Olabilir mi bu.? Birisi geçmişinizi değiştirebilir mi.?
Olabilir!
Ama nasıl?
Benim gibi birazcık şansınız e azıcıkta aklınız olması koşuluyla olabilir.

Yukarıda görüldüğü gibi ana karakter bir yazar ve bir yayın evinde çalışıyor. Bir sekreteri ve bir de susmak bilmeyen bir masa telefonu bulunuyor. Bir gün marta bir tuhaf görünümlü bir ziyaretçisinin olduğunu söyler ve oyun buradan sonra gerçek formuna girer.
Teyaİnsan 100 yaşına kadar da bu şehirde de yaşasa ona geldiği köyü hatırlayacak birileri mutlaka vardır. İyi olan ne varsa buradan edindiğin, iyi olmayan ne varsa köyde edindiğindir.
Teya’nın gözünden, Luka galani (Bülent Emin Yarar)
Orta yaşlı, sağlam yapılı, bir elinde evrak çantası, öbür elinde kocaman bir bavul taşıyan. Saçları düzgün taranmış, sinekkaydı traşlı uzun yağmurluk bir adam odama girdi.
Luka, Aristo’nun dediği gibi: Bir yazarın gerçeklikle ilişkisinde yanlış yapmaya hakkı olamaz.
Luka polistir ve 18 yıldır teya’yı göz hapsinde tutmuş bir polis memurudur. Teya’nın tüm konuşmalarının ses kaydını almış ve bun ses kayıtlarını kâğıda aktarıp yetkililere vermiştir. Görevini harfiyen yapan Luka tüm konuşmaların bir kopyasını da kendisine saklamıştır. Bunu da Teya’yı daha yakından tanımak adıyla yapmıştır. Luka edebiyattan pek anlamadığını savunduğu için tüm yazışmaları edebiyat öğretmeni olan oğlu miloş ile kitap haline getirmişler.
Yoldaş Luka 18 yıl boyunca Teya’nın konuşmalarından çıkardığı kitaplar
Mavi – üzerine söylevler
Yeşil – Yitirilmiş memleket öyküleri
Beyaz – kent yaşamından öyküler
Siyah - Buluşmalar ve söyleşmeler
Oyun hakında daha fazla bilgi vermek istemiyorum.
Yaşasın Tiyatro